DUBAİ
Dubai Birleşik Arap Emirliklerinin 7 emirliğinden biri. Ana dil her ne kadar Arapça olsa da günlük hayatta kullanılan ortak dil hemen her yerde İngilizce. İngilizce bilmeyen biri ile hiç karşılaşmadım açıkçası. Dubai için zenginliğin ve ihtişamın yeryüzünde vücut bulmuş noktası demek çok da yanlış olmasa gerek. Daha ülkeye girdiğiniz anda havalimanında göz retinanızın okunması ile bir anda kendinizi bir bilimkurgu filminde hissetmeye başlıyorsunuz bile. Havalimanı gayet temiz kıyafetli görevliler ile dolu ve herkes gerçekten benim için bir filmden çıkmış gibiydiler. Havalimanından çıkar çıkmaz başka bir dünyaya giriş yapıyorsunuz. Mükemmel otobanlardan geçiyorsunuz en azından ve hafif de olsa bir Newyork havası esiyor. Otelimiz Uluslararası havalimanına yakın olduğu için kısa zamanda otele ulaştık. Taksi ücretleri hemen hemen Türkiye kadar var gibi geldi bana, daha ucuz olmasını beklemiştim aslında :)
CAYAN TOWER (Cayan Kulesi) Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde bulunan bir gökdelendir. Bina 306 metre yükseliğinde ve 73 katlı olup dünyanın en yüksek 90 derece kıvrımlı binasıdır. Dubai Marina da bulunan bu binanın mimarları George J. Efstathiou, Ross Wimer isimli kişilerdir.
Dubai de çok sık karşılaşacağınız şeylerden biride lüks arabalardır. Tabii bizim gibi böyle lüks hatta ultra lüks arabaları görmeyenler için ancak önünde resim çekinmek nasip oluyor. Gerçi Limuzin taksiler de var ancak resimdeki araç taksi olabilecek tarzda bir araba değildi. Muhtemelen bir otel aracı idi...
Otelimiz olan Al Bustan Rotana' dan bir görüntü. Otel lüks bir yer olmasına rağmen pek de bizim Türk Otelleri gibi nezaket kültürüne sahip değiller. Tam para endeksli. Otele girişimiz saat 14:00 de olmasına rağmen daha erken otele gittik, o sırada kahvaltı saati idi, ben de resepsiyona Türk kafası ile kahvaltıya iştirak etmek istediğimizi söyledim, ancak resepsiyon görevlisi otele henüz giriş yapmadığımız için kahvaltıdan ertesi gün yararlanabileceğimizi söyledi ve kararlı bir nezaketle bizi reddetti. Bunun üzerine şehir merkezinde kahvaltı yapabileceğimiz bir yer aradık ve otelden yürüyerek çıkıp bir kaç kilometre sonra ancak ağız tadımıza yakın bir yerde kahvaltı yapabildik. Her yer Çin, Pakistan, Hindistan mutfaklarından oluşuyordu ve inanın bana benim hiç de damak tadımla uyuşmuyordu. Kahvaltı da herşeyi ayrı ayrı istiyorsunuz, nerede bizim klasik, serpme, köy kahvaltılarımız demekten kendini alamıyorsun. Türkiye sanırım bu anamda turistlerin için tam bir cennet. Haa bu arada fiyatlarda o kadar uygun değil en az 25 dolar verdik kişi başı kahvaltıya
Marina da kiraladığımız tekne ile Burj el Arap otelini böyle denizden ve uzaktan izledik.
Burc el-Arab Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri'nde lüks bir oteldir. İsmi Yelken Otel olarak da geçmektedir. Yapımına 1994 yılında Basra Körfezi yakınlarında başlanan otel 1 Aralık 1999 yılında kapılarını müşterilerine açmıştırBurj El Arap da oda fiyat en vasat odada gecelik iki kişi 7000 TL civarında olunca ancak böyle uzaktan izledik işte. Biz ise 5 günlüğüne yine lüks bir otelde 3000 TL civarında ve hatta en uygun fiyatla kalmışken Burj el Arap insanda ütopik bir hayal gibi kalıyor işte...
DUBAİ MALL bir alışveriş merkezi ve içinde devasa bir akvaryum var.
Akvaryum, dünyanın en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan 20 milyar dolarlık Burj Dubai kompleksinin bir parçası. AVM' nin tam ortasında bulunan akvaryum 10 milyon litrelik kapasitesiyle dev bir tanka sahip. 33 binden fazla hayvan bulunuyor. Akvaryum, dünyanın en büyük akrilik paneline sahip olduğundan Guinness Rekorlar kitabına girmiş.
Yine yukarıda Dubai Mall da çekilen fotoğrafımda göreceğiniz mükemmel eserler yapmışlar alışveriş merkezinin içine. Ancak Dubai Mall gördüğüm en pahalı yerlerden biri. İçerisinde dünyanın en meşhur markalarının hemen hemen tamamı mevcut, Avrupa Jet Sosyetesinin alışveriş durağı da genel de Dubai Mall. Fiyatlar Avrupa ya göre daha uygun olduğu için tanınmış markalardan alışveriş yapanlar resmen boş bavullarla gelip dolu dolu alışveriş yapıyorlar. Tabii sorduğumuz bir terliğe 4500 Türk Lirası fiyat verilince biz sadece izlemekle yetindik. :)))
Dubai Mall içinden bir görüntü yukarıdaki fotoğraf ve inanın bana bu kadar devasa bir alışveriş merkezi olamaz, o kadar karışık geldi ki bana anlatamam. Hele bir ara arkadaşlardan ayrılıp kendi başıma gezmeye başladığımda yön duygum yokken iyice devre dışı kaldı. En sonunda binadan çıkmak ve dışarıda bir sigara içmek istedim, Dubai Mall ın çıkışını bulabilmek için ne kadar çaba serfettiysem de olmadı, en sonunda önüme gelen herkese sordum ama çıkışı bulmam bir yarım saatimi daha aldı. Dubai Mall ve bir kısım büyük alışveriş merkezlerinin enteresan özelliği de, binadan çıkıp elinizi kaldırdığınız zaman asla hiçbir taksi durmuyor, illa ki alışveriş merkezinin en alt katında bulunan yere inmeli ve taksi için kuyruğa girmelisiniz. Dakika da 30-40 taksi yolcu alıyor olmasına rağmen uzun bir taksi kuyruğuna girmek zorunda kalıyorsunuz ve sıranız geldiğinde size limuzin taksi mi normal taksi mi istediğinizi sormaktan da geri kalmıyorlar.
Üstteki resimde Burj Khalifa görülmektedir. 828 metre yükselikteki bu bina dünyanın en yüksek gökdeleni ünvanına sahip olup 166 katı kullanılmaktadır. Bu binada bulunan restaurantta yemek yiyebilmek randevuya tabii ve birkaç gün öncesinden randevu almanız gerekiyor. ve en azından 150 doları gözden çıkarmanız lazım. Bizim zamanımız olmadığı için maalesef başka bir seyahate bıraktım bu binada yemek yeme işini... O zaman daha detaylı bilgi vereceğim.
Yukarıdaki resimdeki yeri ben açıkçası saray sanmıştım, ama Palm Jumeriah (Palm Cumeyra) bölgesindeki Atlantis The Palm Otel olduğunu ve gecelik ücretinin 600 Euro dan başladığını öğrendiğimde açıkçası saray olduğunu düşünmem konusunda kendime de hak verdim :)
Dubai de kaldığımız Al Bustan Rotana Otelden bir görünüm. Otel Allah için güzel bir yerdi. 5 günlüğüne sanırım 3000 TL ödedim tek başıma kaldığım oda için.






























































































